Detaylı bilgi ve randevu için biz sizi arayalım.
Tıbbi İçerik Denetimi: Bu sayfa içeriği, Bazekol Sağlık Grubu Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları tarafından tıbbi güncellik, bilimsel doğruluk ve en yeni tedavi protokolleri açısından incelenmiş ve Ocak 2026 tarihinde güncellenmiştir.
Varis, toplardamarların deri altında mavi-mor renkte genişlemesi, kıvrılması ve uzamasıyla karakterize bir damar hastalığıdır. Ancak varis sadece estetik bir kaygı değil, Venöz Yetmezlik (Toplardamar Yetmezliği) adı verilen kronik bir dolaşım bozukluğunun gözle görülen sonucudur.
Normal şartlarda bacaklarımızdaki kirli kanı kalbe taşıyan toplardamarların içinde, kanın geri kaçmasını önleyen kapakçıklar (valfler) bulunur. Bu kapakçıkların bozulması sonucu kan yerçekiminin etkisiyle aşağıda göllenir, basınç artar ve damarlar genişleyerek varisleşir. Kliniğimizde varis tedavisinde, klasik cerrahi yöntemlerin yerini alan, hastanede yatış gerektirmeyen modern ve ameliyatsız teknolojiler kullanılmaktadır.
Varis, sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Damarlar gözle görülür hale gelmeden önce bacaklarda bazı sinyaller verir. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
Varis tedavisinde başarı, doğru tanıya bağlıdır. Dışarıdan görünen damar sadece "buzdağının görünen kısmı" olabilir. Asıl sorun genellikle daha derindeki "safen" toplardamarındadır.
Kliniğimizde, Renkli Doppler Ultrasonografi ile damar haritası çıkarılır. Kaçağın (reflü) hangi damarda olduğu, derecesi ve damar çapı milimetrik olarak ölçülerek kişiye özel tedavi planı oluşturulur.
Günümüzde varis tedavisi için artık narkoz alınan, bacağın boydan boya kesildiği klasik ameliyatlara (Stripping) gerek kalmamıştır. Kliniğimizde uygulanan "Endovenöz" (Damar içi) yöntemler şunlardır:
Lazer enerjisi kullanılarak hastalıklı damarın içeriden kapatılması işlemidir.
Lazer ile benzer mantıkta çalışır ancak ısı kaynağı olarak radyo dalgaları kullanılır. Damar büzüştürülerek kapatılır. Ağrı ve morluk riski minimumdur.
Varis tedavisindeki en yeni teknolojilerden biridir. Isı enerjisi (tümesan anestezi) gerektirmez.
Daha çok estetik sorun yaratan orta ve küçük çaplı varisler ile kılcal damarların tedavisinde kullanılır.
Cildin üzerinden kabarık duran, parmak kalınlığındaki varis yumaklarının, 1-2 milimetrelik minik deliklerden tığ benzeri aletlerle çıkarılmasıdır. Dikiş gerektirmez, iz bırakmaz.
Varis oluşumunda tek bir neden yoktur, genellikle birden fazla faktör bir araya gelir:
Lazerle varis tedavisi ağrılı mıdır?
Hayır. İşlem lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) altında yapılır. Hasta işlem sırasında ağrı hissetmez, sohbet edebilir. İşlem sonrası hafif bir gerginlik hissi olabilir ancak bu günlük hayatı etkilemez.
Kapatılan damarın vücuda bir zararı var mı?
Hayır. Tedavi edilen damar (örneğin Safen ven) zaten bozuktur ve kirli kanı taşıyamamaktadır. Bu damar kapatıldığında, kan diğer sağlıklı damarlar üzerinden yoluna devam eder ve dolaşım rahatlar.
Varis tedavisi sonrası tekrarlar mı?
Modern yöntemlerle (Lazer, RF, Yapıştırıcı) kapatılan ana damarın tekrar açılma ihtimali çok düşüktür (%1-2). Ancak varis kronik ve genetik bir hastalık olduğu için, yıllar içinde başka damarlarda yeni varisler oluşabilir. Bu nedenle yıllık kontroller önemlidir.
Varis çorabı tek başına tedavi eder mi?
Hayır. Varis çorabı var olan varisi yok etmez. Sadece bacaklardaki basıncı dengeleyerek ağrıyı azaltır ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır. Kesin tedavi için müdahale şarttır.
Hamilelikte varis tedavisi yapılır mı?
Hamilelikte oluşan varislerin bir kısmı doğumdan sonraki 3-6 ay içinde kendiliğinden gerileyebilir. Bu nedenle hamilelik sürecinde genellikle sadece varis çorabı önerilir, girişimsel tedaviler doğum sonrasına ertelenir.
Bu içeriğin hazırlanmasında aşağıdaki uluslararası ve ulusal tıbbi kaynaklardan faydalanılmıştır:
Oluşturma Tarihi : 08.12.2025