Bazekol Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Deniz Şerefli, kalp ve damar hastalıklarının cerrahi tedavisinde son yıllarda yaşanan ileri teknolojik gelişmelerin hem hasta güvenliğini hem de tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyledi. Bazekol Hastanesinde 1 yıldır uygulanan Da Vinci robotik cerrahi sisteminin minimal invaziv yaklaşımları bir adım öteye taşıyarak modern kalp ve damar cerrahisinin vazgeçilmez uygulamaları arasında yerini aldığını vurgulayan Doç. Dr. Deniz Şerefli, robotik cerrahinin kalp ve damar hastalıklarında sağladığı avantajları hasta ve hekim perspektifinden değerlendirdi.

Doç. Dr. Deniz Şerefli, Da Vinci robotik cerrahinin klasik açık kalp ameliyatlarına kıyasla çok daha hassas ve kontrollü bir cerrahi imkân sunduğunu belirterek, “Robotik sistemler, cerrahın el hareketlerini milimetrik düzeyde operasyon alanına yansıtıyor. Üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntüleme sayesinde damar yapıları ve kalp dokusu çok daha net görülebiliyor. Bu durum, özellikle karmaşık cerrahilerde hata payını en aza indiriyor” dedi.

Minimal İnvaziv Yaklaşım, Maksimum Konfor

Robotik cerrahinin temel avantajlarından birinin minimal invaziv yöntemlerle uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Şerefli, “Göğüs kemiğinin tamamen açılmasına gerek kalmadan, küçük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatlar hastalar için önemli bir konfor sağlıyor. Ameliyat sonrası ağrı düzeyi belirgin şekilde azalırken, kan kaybı ve enfeksiyon riski de minimum seviyelere iniyor” ifadelerini kullandı. Bu yöntemle tedavi edilen hastaların hastanede kalış sürelerinin kısaldığını belirten Şerefli, yoğun bakım ve servis süreçlerinin daha hızlı tamamlandığını, hastaların sosyal ve iş yaşamlarına çok daha erken dönebildiklerini dile getirdi. Robotik cerrahinin estetik açıdan da avantaj sunduğunu kaydeden Şerefli, küçük kesi izlerinin hastalar üzerinde olumlu bir psikolojik etki yarattığını söyledi.

Zor Vakalar İçin Yüksek Hassasiyet

Kalp ve damar cerrahisinde bazı operasyonların yüksek teknik hassasiyet gerektirdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Deniz Şerefli, “Koroner bypass, kapak onarımları ve bazı damar cerrahilerinde robotik sistemlerin sağladığı hareket kabiliyeti büyük önem taşıyor. İnsan elinin ulaşmakta zorlandığı dar alanlarda robotik kollar sayesinde güvenli ve etkili cerrahi yapılabiliyor” diye konuştu. Robotik cerrahinin özellikle uygun hasta grubunda yüz güldürücü sonuçlar verdiğini ifade eden Şerefli, bu yöntemin doğru endikasyon ve deneyimli ekiplerle uygulandığında cerrahi başarıyı belirgin şekilde artırdığını vurguladı.

Da Vinci robotik cerrahi sisteminin hekimlere sunduğu avantajlara da değinen Şerefli, cerrah ameliyat sırasında konsol başında, ergonomik bir pozisyonda çalışmaktadır. Böylece cerraha üst düzey kontrol sağlamaktadır. Uzun süren ameliyatlarda fiziksel yorgunluğun azalması, cerrahın dikkat ve performansını doğrudan olumlu etkilemektedir.” dedi. 

Geleceğin Cerrahisi Bugünden Şekilleniyor

Kalp ve damar cerrahisinde robotik teknolojilerin her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyleyen Doç. Dr. Deniz Şerefli, “Da Vinci robotik cerrahi, sadece bugünün değil, geleceğin cerrahisini temsil ediyor. Teknolojinin sunduğu bu imkânlar sayesinde hastalar daha güvenli, daha konforlu ve daha hızlı bir tedavi süreci yaşıyor” dedi.